Kapkaranlık gerilim
Popüler YouTuber Mark Fishbasch’ın yönetmenliğini, senaristliğini ve başrolünü üstlendiği “Iron Lung”, uzaylı kâbusunu okyanusların dibine taşıyor.
MÜJDE IŞIL - Sosyal medyadan önce, televizyonda şöhret yapıp sinemaya geçmeye çalışılırdı. Bugün ise sosyal medya kendi şöhretlerini ve transferlerini üretmede hayli aktif. Tanınmış YouTuber’lar sinemada etkinliğini artıyor mesela. Danny ve Michael Philippou Kardeşler “Talk to Me”yi, eleştirmenlik kökenli Chris Stuckmann “Shelby Oaks”ı, Kane Parsons önümüzdeki ay vizyona girecek “Backrooms”u yönetti. İlginçtir, bu YouTuber’ların çektiği sinema filmlerinin ortak noktası, korku/gerilim türünde olmaları. Kendilerini genellikle bu türde ifade ediyorlar. Mark Fishbasch’ın “Iron Lung”ı da bu akımın bir örneği.
Markiplier lakabıyla bilinen Mark Fischbach, 2012’den beri YouTube’da hayli popüler. Oyun videoları başta olmak üzere skeçler, kısa filmler ve interaktif projeler üretiyor. David Szymanski’nin 2022 tarihli video oyununa dayanan “Iron Lung” ile sinema deneyimine soyundu.
Filmde tüm yıldızların ve yaşanabilir gezegenlerin yok olmasından sonra, yalnızca uzay istasyonlarında ve uzay gemilerinde bulunanlar hayatta kalır. Simon adlı bir mahkûm, ıssız bir ayda keşfedilen kan okyanusunu araştırmak üzere Iron Lung lakaplı eski püskü bir denizaltıyla keşfe gönderilir.
ABD’de rağbet gördü
Mark Fishbasch, uzaylı kâbusunu ve kapalı alanda tek başınalığın tekinsizliğini deniz altına taşımayı hedeflemiş. Bir uzay korkusunda yaşanabilecek her şey okyanusun dibinde de yaşanıyor. Fishbasch filmin yönetmenliğini, senaristliğini ve başrolünü de üstlenmiş. Sinemayı ya da bu türü çok sevdiği için yahut tek başına rol almanın rahatlığıyla olsa gerek, iki saati aşan bir film çekmekle fazla iddialı bir işe soyunmuş. Bu uzun süre zarfında seyircide klostrofobik etki sağlamayı başarsa da zorlama ilerleyen bir senaryoya sahip film. Özellikle ilk yarıdaki uzayan, tekrar eden sahneler sürenin daha tasarruflu şekilde kullanılması gerektiğini gösteriyor. Fishbasch’ın özel efektlerden uzak durması, gerçeklik etkisini dekor ve düzeneklerle sağlaması ise dikkat çekici.
Bu da B film tadı veriyor ki türün hayranları için yabana atılamayacak bir avantaj. Zaten ABD’de bağımsız dağıtım modeliyle az sayıda salonda vizyona çıkan film, kısa sürede talep üzerine salon sayısını epeyce artırmış. Bunda Mark Fishbasch’ın sosyal medyadaki ağırlığı kadar türün hayranlarının ilgisi de etkili kuşkusuz. Sonuç olarak genel seyirciye hitap etmese de belli bir türün kalıpları içinde var olabilmeyi başarmış Fishbasch. Sinema sevdası, yönetmenlik kariyeri için yeterli gelecek mi, bunu sonraki filmleri gösterecek.

Timur’un yükselişi
“Rise of the Conqueror/Timur: Bir Fatih’in Yükselişi”, Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında, tarihin en korkulan fatihlerinden biri olacak Timur’un yükselişini; kaos içindeki bir çağda düzen kurmaya çalışan bir liderin portresini anlatıyor. Genç bir savaşçı olan Timur’un hırsı ve dayanıklılığı; 1360’ların kaotik İpek Yolu döneminde onu Hindistan’dan Akdeniz’e uzanan büyük bir imparatorluğun kurucusuna dönüştürüyor. Timur’a, video oyunu “Medal of Honor Warfighter”daki Preacher karakterindeki ses ve hareket yakalama performansıyla tanınan Christian Mortensen hayat veriyor.
Bu Haberi Beğendin Mi?
0 kişiden 0 kişi beğendiSen de yorumunu yaz!
E-posta adresin gizli kalacaktır. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun *Haftanın Özeti
Son dakika haberleri, resimler, videolar ve özel röportajlar