Bakan Göktaş'ın TRT Haber'de yaptığı açıklamalardan satır başları şöyle; Sosyal Hizmetler Kanunumuz bizim için çok önemli bir kanun. Zira Bakanlığımızın çok uzun süredir çalıştığı ve aileyi merkeze alan aslında çok kapsamlı bir reform baktığımız zaman. Önemli bir paket. Zira Meclis tartışmalarında da bunu gördük. Annelerin doğum izinlerinden esnetilmesine, uzatılmasına; çocukları korumaya, yaşlılarımıza daha güvenli bir ortam sağlayan özellikle Darülaceze'miz yaşlı bakım modelimizin Türkiye'de ve dünyada örnek olan Darülaceze modelimizin tüm Türkiye'ye yaygınlaştırılmasına kadar; babalık izni... Aslında çok kapsamlı bir düzenleme.
Burada özellikle şunu vurgulamak istiyorum, Türkiye aile dostu ekosistemi kurma yönünde adımları kararlılıkla atıyor. Zira bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl biz Aile Yılı ilan etmiştik. 2026-2035 dönemini Sayın Cumhurbaşkanımız "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan etti. Ve bu kapsamda da iş-yaşam dengesini uyumlaştıran, ailelere destek olan, aile odaklı politikalarımızı kararlılıkla hayata geçirmemiz için pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. Az sonra bunlara da tekrar gündeme alacağız. Ancak bu paket özelinde, özellikle doğum izinlerinin 16 haftadan 24 haftaya çıkarılmasıyla beraber burada özellikle çok önemli bir yeniliği annelerin hayatına geçirdik. Ben de iki aylık bebeğini özellikle kreşe bırakmak durumunda olan bir anne olarak gerçekten anneleri çok iyi anlıyorum.
Anneler gerçekten bu kapsamda... Üç aylık bebeğini, yani biz emzirme süresini 6 ay olarak biliyorsunuz, doğal emzirme süresinin 6 ay desteklenmesini Dünya Sağlık Örgütü bu kapsamda bu şekilde söylüyor. Bununla beraber tabii biz hem 6 aya yükselttik, aynı zamanda babalık iznini 5 günden 10 güne, özellikle işçilerle memurluğu eşitlemiş olduk. İşçiler için 5 gündü, bunu 10 güne çıkarmış olduk.
Diğer yandan tabii biz Türkiye'nin nüfus yapısını koruyan kapsamlı bir adım attık. Koruyucu ailelere yönelik ilk defa 10 günlük bir izin süresi verdik. Ben bu teklifimize destek veren bütün milletvekillerimize teşekkür etmek istiyorum. Bu paketimizde ayrıca biliyorsunuz 15 yaş altı sosyal medya düzenlememizi de hayata geçiriyoruz. Oyunlara yönelik önemli bir düzenlememiz de var. Aileyi koruyan, aileyi güçlendiren, aile dostu ekosistemi destek veren kapsamlı bir politika. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirmiş olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Aile ve Nüfus On Yılı'nda da kalıcı politikalar hayata geçirmeye devam edeceğiz. Ben destek veren bütün milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Vatanımıza milletimize, özellikle bekleyen bütün annelerimize, ailelerimize tekrardan hayırlı olmasını diliyorum.
24 HAFTAYI TAMAMLAMAMIŞ ANNELER DE FAYDALANABİLECEK
Annelerimize yönelik bir müjdemiz var. Özellikle pek çok annemiz tarafından da merak ediliyordu. 24 haftayı tamamlamamış olan, 2 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış olan annelerimiz de 10 gün içerisinde başvurdukları takdirde bu düzenlemeden istifade edebilecekler. Dolayısıyla aslında pek çok annemizi kapsıyor. 24 haftayı tamamlamamış ama işe dönmüş durumda kalan annelerimiz var halihazırda, bebekleri henüz 24 haftayı da tamamlamamış, izin süreleri de 24 hafta tamamlamamış annelerimiz bu desteğimizden faydalanabilecek. Bunun için de Meclisimizde AK Parti grubumuz bir düzenleme teklifi kurdu. Ek düzenlemeyle bunu da hayata geçirmiş olduk. Gerçekten önemli bir düzenleme.
Şimdi annelik iznine baktığımızda OECD ülkelerinin ortalaması 18 hafta. Biz bunun çok gerisindeydik. Fakat yeni düzenlemeyle beraber ilk 10'dayız ve OECD ülkelerinde annelere destek olan, analık izni dediğimiz çalışan annelerine yönelik bu desteğimizi en çok destekleyen ülkelerinden biri olduk. Bu kapsamda da inşallah çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Biliyorsunuz geçtiğimiz yıl da memur olan annelerimize yarı zamanlı çalışma hakkını geçirmiştik, yönetmeliği hayata geçirmiştik. Yine aile dostu ekosistemimizi destekleyen, çocukları 6 yaşını doldurana kadar yarı zamanlı çalışma olasılığını hayata geçirdik.
SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ
15 yaş altına sosyal medya düzenlemesinin elzem olduğunu biliyoruz. Bizler çocuklarımıza daha güvenli internet hizmeti sunarken, sosyal medya çocuklarımıza akran zorbalığı, veri kaybı şeklinde olumsuz etkileri olduğunu biliyoruz. Ailelerin de dijital okuryazarlığını artırmaya çalışıyoruz. Amacımız çok net; Çocuklarımıza daha güvenli dijital ortam sunmak.
Ayrıntılar birazdan...