HABER MERKEZİ - Avrupa Birliği, akıllı telefon sektörünü kökten değiştirecek yeni bir düzenlemeyi hayata geçiriyor. Alınan karara göre 18 Şubat 2027’den itibaren Avrupa Birliği sınırları içinde satılan tüm yeni akıllı telefonların bataryaları, kullanıcılar tarafından kolayca çıkarılıp değiştirilebilir olmak zorunda olacak. Bu kararın tıpkı Tip-C girişleri gibi tüm dünyada standart bir hale gelmesi bekleniyor.
Bu düzenleme 2023 yılında onaylanan geniş kapsamlı Batarya Regülasyonu’nun bir parçası. Amaç oldukça net, elektronik atıkları azaltmak ve “kullan-at” teknoloji anlayışından uzaklaşarak daha sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmak. Yeni yaklaşım tamir edilebilirlik, yeniden kullanım ve geri dönüşüm üzerine kuruluyor.
Aslında bu dönüşüm bir anda gerçekleşmeyecek. Süreç kademeli olarak ilerliyor. Bu kapsamda şirketlerin, bir ürün piyasadan kalktıktan sonra en az 7 yıl boyunca yedek parça sağlaması, tamir kılavuzlarını erişilebilir hale getirmesi ve bağımsız tamir hizmetlerini kısıtlamaması gerekiyor.
iPhone’larda ise Denetim Merkezi açıldığında, ekranın üst kısmında donanıma erişen uygulamanın adı görüntüleniyor. Bu sayede kamera veya mikrofonu hangi uygulamanın kullandığı net şekilde anlaşılabiliyor. Özellikle gizlilik konusunda hassas olan kullanıcılar için bu detay, önemli bir kontrol mekanizması sunuyor.
Bununla birlikte performans tarafında da yeni standartlar devreye giriyor. Akıllı telefon bataryalarının, 800 şarj döngüsünden sonra bile en az yüzde 80 kapasitesini koruması zorunlu hale geliyor. Bu da kullanıcıların cihazlarını daha uzun süre kullanabilmesini sağlayacak.
TELEFON BATARYALARI DEĞİŞTİRİLEBİLECEK
Ancak en büyük değişim 2027’de yürürlüğe girecek kuralla geliyor. Bu tarihten sonra kullanıcılar, özel ekipman veya teknik servis gerektirmeden bataryalarını kendileri değiştirebilecek. Bu durum eski telefonlardaki gibi tamamen çıkarılabilir arka kapakların geri döneceği anlamına gelmese de, üreticilerin daha az yapıştırıcı kullanan ve standart vidalarla açılabilen tasarımlara yönelmesi bekleniyor.
Bu kararın sektördeki büyük oyuncuları da doğrudan etkilemesi kaçınılmaz. Apple ve Samsung gibi üreticilerin, suya dayanıklılık ve ince tasarım gibi modern beklentileri koruyarak yeni kurallara uyum sağlayacak çözümler geliştirmesi gerekecek.
Öte yandan bu düzenlemenin sadece çevresel değil ekonomik etkileri de olacak. Avrupa Komisyonu’na göre cihaz ömrünün uzaması ve tamir maliyetlerinin düşmesi sayesinde kullanıcılar 2030’a kadar toplamda 20 milyar euroya kadar tasarruf edebilir.
Her ne kadar düzenleme doğrudan Avrupa pazarını kapsasa da etkisinin küresel olması bekleniyor. Geçmişte USB-C zorunluluğunda olduğu gibi, üreticiler genellikle maliyet avantajı için donanım tasarımlarını küresel ölçekte standartlaştırmayı tercih ediyor. Bu da AB’nin kararının dünya genelinde yeni bir norm haline gelebileceği anlamına geliyor.
Kısacası bu hamle, akıllı telefon tasarımında dengeleri değiştirebilir. Kullanıcıların cihaz üzerindeki kontrolü artarken, üreticiler de yıllardır alışılmış tasarım anlayışlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacak.